İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Eğitim
  3. 7 Adımda Kendinden Emin Çocuklar Yetiştirmek

7 Adımda Kendinden Emin Çocuklar Yetiştirmek

7 Adımda Kendinden Emin Çocuklar Yetiştirmek

Psikologlara ve psikolojik danışmanlara en çok sorulan sorulardan biridir?

“Çocuklarımıza sabırlı ve azimkar olmayı öğretilebilir miyiz?”

Cevap; Evet. Ebeveynler çocuklarına, sabırlı, azimli, özgüvenli ve kararlı olmayı öğretebilirler.

Azim nedir? Bu konuyla ilgili önemli araştırmalara imza atan Angela Duckworth, ülkemizde “Azim Sabır, Tutku ve Kararlılığın Gücü” ismiyle satışta olan bir kitap yayımladı. Duckworth kitabında azim kavramını “uzun vadeli hedeflere olan tutku ve sebat” olarak tanımlamaktadır.

Azim, başarı için IQ’dan daha önemlidir. Angela Duckworth, Harvard Üniversitesi’nde yaptığı araştırmada, azmin bir kişinin başarısı için IQ’dan daha iyi bir yordayıcı olduğu soncuna ulaştı. Bu araştırmanın sonucu, azimli ve kararlı bir çocuğun gelecekte, zeki bir çocuktan çok daha başarılı olabileceği anlamını taşıyor. Bir çocuk zeki olabilir, ancak doğru bir şekilde motive edilmezse başarılı olamaz.

Sabır ve azim bir çocuğun, uzun vadeli başarısını belirler. Eğer bir çocuk yaşadığı bir başarısızlıktan sonra kendisini toparlayıp tekrar denemeye çalışmayı öğrenemezse, ilerleyen yaşlarında başarılı olabilir mi?

Çocuklarımızın, tutkularını ve yeteneklerini tanımaları, yaşam amaçlarını belirlemeleri, özgüven sahibi olabilmeleri ve bu konuda büyük bir kararlılık göstermeleri biz ebeveynler için ne güzel bir hediye olurdu öyle değil mi? Aşağıda, kendinden emin bir çocuğun, nasıl cesaretle yetiştirilebileceğine ilişkin bazı ipuçları bulacaksınız.

  1. Teşvik Etmek, Başarının Anahtarıdır

Bir çocuk bisiklete binmeyi öğrenmek istediğinde, düştükten sonra da devam ediyor mu yoksa ilk düşüşten sonra bisikleti bir kenara mı bırakıyor?

Kalkıp tekrar denemek için cesaretlendirilmezlerse veya başka bir gün tekrar deneyebilecekleri söylemiyle destek bulamazlarsa, muhtemelen denemekten vazgeçeceklerdir.

Tamamıyla güvenliklerini düşünerek hareket etmek ve üzerlerine titremek, maalesef azimli, kendinden emin ve tutkulu çocuklar yetiştirmenin önünde engeldir. Çocuğun tekrar denemek için teşvik edilmesi gerekir. Bu, “istersen başarabilirsin, biz sana inanıyoruz” diyerek ve “kaç kere düşersen düş tekrar deneyeceğini ve sonunda bunu başarabileceğini biliyorum” şeklinde yapılacak telkinlerle mümkündür.

Çocuğun sabırlı olmayı öğrenebilmesi ve kendinden emin olmayı başarabilmesi adına, ebeveynlerin denemeyi sürdürebilmelerini sağlamaları ve onlara ısrarla destek olmaları çok önemlidir. Bu güven, onların dışarı çıkıp tekrar denemelerine yardımcı olacak en önemli adım olacaktır.

Yapamadıklarında bir daha yapamayacakları duygusuna kapılırlarsa gerçekten de yapamazlar. Zihin, tahminlerin ötesinde bir güce sahiptir. Eğer bir çocuk, herhangi bir konuda başarılı olamayacağına inanırsa, o zaman başarılı olması çok zordur. Çocuklara kendine inanma duygusunu aşılamanın yolu, ebeveynlerinin, bakıcılarının ve öğretmenlerinin, onları doğru bir biçimde teşvik edebilmesinden geçer.

Onları Alkışlayın

Başarıya ulaşmış insanların, kendilerine gerçekten inanan ve destek olan birisi sayesinde başarıya ulaştığıyla ilgili yaşanmış hikayeleri çok defa duymuş veya okumuşsunuzdur.

Bir akrabanın, bir anne/babanın, bir öğretmenin teşvikiyle, çocukların başarıyı yakalaması daha kolaydır. Kelimeler de tıpkı zihin gibi büyük bir güce sahiptir. Doğru çalışan zihin içerden, doğru kullanılan kelimeler ise dışarıdan başarıyı getirir.

Tabiri caizse onlara birer amigo olmak gerekir. Takımına moral veren ve tüm gücüyle destekte bulunan taraftarlar, takımları maçı kazanırken sadece tezahürat yapmazlar. Takımın devam etmesi için cesaret verici sözler söylerler. Ülkemizde sık sık kullanılan, “üç üç üç” veya “beş beş beş” şeklindeki tezahüratları hatırlarsınız.

Çocukları, kazanma arzusuyla yanıp tutuşan ve başarıya odaklanmış sporcular olarak düşünebiliriz. Başarıları için bize düşen en önemli vazife ise, zorlandıkları yerlerde mücadeleye devam etmelerini telkin etmek ve mücadelelerini sürdürmeleri için onlara tezahüratta bulunmaktır.

Asla Zorlamayın

çocuk yetiştirmek
çocuk yetiştirmek

Bir çocuğu denemeye zorlayamayacağımızı unutmayalım. Çünkü kendileri yapmak, kendileri başarmak zorundalar.

Örneğin, oğlum ayakkabılarını kendi başına giymeyi öğrenirken, bir mücadeleye girişti. Birkaç denemeden sonra vazgeçti. Onu, tekrar denemesi için ikna edemedim. Bir süre ayakkabılarını kendisi giymeyi denemedi ve bizim giydirmemizi istedi.

Uzun bir aradan sonra denediğinde daha başarılıydı çünkü olgunlaşmış ve motor becerileri gelişmişti. Ayakkabısını kendi başına giyebilmesi için onunla her defasında tartışmak, hem onun açısından hem de bizim açımızdan yıpratıcı olurdu.

Böyle yapmak yerine bir süre mola verdik. Daha sonra kendi isteğiyle tekrar denedi. Onu, öğrenmeye hazır olmadığı bir şeyi öğrenmeye zorlamak, gereksiz yere gerilmemize neden olacaktı ki bu tür bir davranış, yanlış bir eğitim metodudur.

Yukarıdaki örnek motor becerilerinin gelişmesi ve öğrenmesi gereken şey için fiziksel ve ruhsal açıdan hazır olması ile ilgiliydi. Fiziksel ve ruhsal açıdan öğrenmeye hazır olmadıkları bir konuda ısrarcı olmamak ve beklemek doğru bir davranış olacaktır.

Bazı durumlarda ise ebeveynlerin belirleyebileceği sınırlar vardır. Örneğin, çocuğunuz bir aktiviteye başladı. Bu aktivite yüzme kursu olsun. Kursa başladıktan bir süre sonra bırakmak istedi. Böyle bir durumda ebeveyn, eğer çocuk fiziksel yeterliliğe de sahipse kursu tamamlaması için ısrarcı olmalıdır. Örneğini sıkça gördüğümüz, bir sürü kursa başlayıp yarım bırakan, ayran gönüllü, şıpsevdi çocuklar yetiştirmek istemiyorsak, gerektiğinde dik durmasını bilmeliyiz.

Kursun geri kalanında yüzmeyi tam anlamıyla öğrenemeyecek, bir kere dahi yüzme yarışını kazanamayacak olsa bile, kursu tamamlaması önemlidir. Onlara yenilgiye tahammül etmeyi, azimli ve kararlı olmayı bu şekilde öğretebiliriz. Bu, aynı zamanda bir karakter inşasıdır.

Çocuğunuz sadece başarılı olduğu konu ve alanlarla ilgilenirse, azimli ve sabırlı olmayı öğrenemez. Başarısız olduğu alanlarda da mücadele etmesini sağlayarak, sabırlı ve azimli olmayı öğretmek gerekir. Başarısızlık, başarıdan daha fazla şey öğretir. Herkesin her konuda başarılı olması zaten mümkün değildir. Önemli olan mücadeledir. Gerçek mücadele, gerçek bir karakter gelişimini destekler.

  1. Onları Konfor Bölgelerinden Çıkarın

Oğlum 7 yaşındayken, yüzme kursuna gitmek istediğini söyledi. Yaz tatili boyunca kursta zaman geçirmek için oldukça heyecanlı görünüyordu. İlk

günlerde büyük bir heyecan içinde kursa gitse de, birkaç hafta sonra sıkılmaya ve yüzmeyi bir türlü öğrenemediği için kursu bırakmayı istediğini söylemeye başladı.

Bu konu her açıldığında eşim ve ben, “hayır, kursa gitmek isteyen sendin ve kursu mutlaka bitirmelisin” telkininde bulunduk. Bunu, farklı zamanlarda birkaç defa tekrar etmek zorunda kaldık. İstemsiz de olsa kursa devam etti.

Yaz tatilinin sonuna doğru yüzmeyi büyük ölçüde öğrenmişti ve bundan mutluluk duyuyordu.

Biz ebeveynlere düşen görevlerden biri de, çocuklarımızın mücadeleyi hissetmelerini sağlamaktır. Küçük yaşlarda bunu tecrübe etmezlerse, yetişkin olduklarında küçük hayat mücadeleleri karşısında dahi dayanıksız ve güçsüz kalacaklardır.

Çocuklarımızın mücadele etmelerine izin vermek, sebat etme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur. Böylece hayat yolunda gerçekten başarmak istedikleri zor işleri başarma cesaretini ve özgüvenini kazanırlar.

  1. Başarısız Olmalarına İzin Verin

Hepimiz hayatta bazı konularda başarısızlıklar yaşarız. Elbette çocuklar da öyle. Başarısızlık yaşayan çocuğu bu durumdan kurtarmaya çalışmak doğru değildir. Başarısızlık yaşamayan çocuk, tekrar deneme fırsatı bulamayacak, yaşam boyunca ihtiyaç duyacağı azim ve sebat duygularını öğrenemeyecektir.

Eğer ki oğlumuza, yüzme kursunu bırakmak istediğinde “tamam” demiş olsaydık, belki de başarısızlıkla mücadele etmeyi öğrenemeyecekti. Tabi ki hayatı boyunca karşısına mücadele etmesi gereken birçok şey çıkacak. Lakin başarısızlıkla mücadele etmeyi, kararlı ve azimli olmayı çok küçük yaşlardan itibaren öğrenmeleri, hayata daha hazır hale gelmelerini sağlayacaktır. Bu küçük başarısızlık duygusu ona, okulda öğretilmesi kolay olmayan bir şeyi, sahip olduğu gücü tekrar tekrar deneyerek zorlamayı, değişimin gerçekleşmesini sağlamak için pratik yapmayı ve pes etmek istediğinde bile mücadele etmesi gerektiğini öğretti.

Evet! Başarısızlık çoğu zaman utanç verici bir duygudur. Çocukların, utanma duygusuyla başa çıkmayı da öğrenmesi gerekir. Bunu erken yaşlarda öğrenmeleri, ilerleyen yaşlarına hazırlık açısından önemli bir pratiktir. Başarısızlık duygusunu, ömür boyunca zaman zaman yaşamaya devam ederiz. Küçükken, utanç duyma ve başarısızlık korkusuyla mücadele etmeyi öğrenirlerse, hayat boyunca yaşayacakları hayal kırıklıkları ve başarısızlıklara karşı çok daha donanımlı ve dirençli olacaklardır.

Oğlumun yüzme kursunu bırakmasına izin vermiş olsaydık, buna benzer durumlarda ve oynadığı oyunlarda yaşadığı utanç duygusu ve başarısızlıkla baş edebilmeyi öğrenme fırsatını ondan almış olacaktık. Bazı becerileri kazanmanın yolunun, denemeye devam etmek olduğunu bu sayede öğrendi.

Elbette bütün anne/babalar çocuklarının başarılı olmasını ister. Ancak rekabetin zirvede olduğu günümüz dünyasında, özgüven içinde, azimli, kararlı ve sabırlı olmanın başarıya ulaşmada ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu, ancak başarısızlık karşısında yılmadan mücadele ederek öğrenebilirler. Bizlere düşen ise onlara mücadele fırsatı sunmaktır.

Gelişme göstermeyi öğrenmek için başarısızlığa ihtiyaç vardır. Çocukluk döneminde sebat etmeyi öğrenemezlerse, yetişkin olduklarında yaşayacakları başarısızlıkların neden olacağı yıkım çok daha büyük olacaktır.

Başarı, başarısızlık karşısında gösterilen azim, kararlılık ve sabırla elde edilir. Edison’un ampulü bininci denemesinde bulmuş olması buna en güzel

örneklerden biridir. Başarısızlık insanoğluna, yapmaması gerekenleri öğretir.

  1. Onlara Tekrar Denemeyi Öğretin

Çocuğunuzu tekrar denemeye teşvik edin. İlk denemelerinde bırakmalarına izin vermeyin.

Hayat dediğimiz zorlu bir yol. Eğer, yaşadığımız ilk başarısızlıkta vazgeçmiş olsaydık, hayatta bugün elde etmiş olduğumuz birçok şey bugün elimizde olmazdı. Çocuklarımıza tekrar denemenin sadece hayatın bir parçası olduğunu öğretmeliyiz.

Bazen başarısızlık, alt basamakları tırmanmadan üst basamaklara ulaşma çabasından kaynaklanır.

Örneğin, temel matematik bilgilerini öğrenmeden, toplama, çıkarma, çarpma, bölme işlemlerini kavramadan, geometri veya trigonometri öğrenmek mümkün değildir.

Temel matematik becerileri inşa edilmeden türev, integral sorusu çözmeye çalışan bir öğrenci doğal olarak başarısız olacaktır.

Bazen öğrenmelerini istediğimiz şeyleri parçalara, bölümlere ayırmamız çok daha doğru olacaktır. Önce sayıları, sonra dört işlemi, daha sonra basit problemleri öğrenecekler. Topa vurmayı öğrenmeden rövaşataya kalkmasını bekleyemeyiz.

  1. Tutkularını Bulmalarına İzin Verin

çocuk yetiştirmek

Çocuğunuz harika bir resim yeteneğine sahip olabilir. Ancak bu yeteneği konusunda tutkulu değilse, hiçbir zaman iyi bir ressam olamaz.

Çocuğunuzun yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olmalı, aynı zamanda tutku duyacakları alanları keşfetmelerine izin vermelisiniz.

Gerçek başarıyı elde etmenin en önemli adımlarından biri de tutkudur. Biz ebeveynler, kendilerini ifade edebilecekleri, yeteneklerini ortaya çıkarabilecekleri ve tutkuyla yapabilecekleri faaliyetleri keşfetmeleri için onlara rehberlik etmeli ve fırsatlar sunmalıyız.

  1. Sonuçlarını Değil, Çabalarını Övün

Çabalarını övmek, onları motive eder ve başarısız olduklarında yeniden denemelerini sağlar. Eğer biz anne/babalar sonuca odaklanırsak, yaşadıkları ilk başarısızlıkta cesaretlerinin kırılmasına neden oluruz.

Çok çalıştıkları gerçeğine odaklanmak ve başarı için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini onlara hissettirmek, tekrar denemeleri için göstereceğimiz en büyük destektir. Sonuca odaklanmayı alışkanlık haline getirdiğimizde ise, hata yapmaktan korkacak ve risk almaktan kaçınacaklardır.

Başarılı olmak için risk almaya ihtiyaç vardır. Bu nedenle, sonuç umdukları gibi olmadığında, başarısızlığa uğradıklarında, çabalarını övmeyi alışkanlık haline getirelim. Çünkü denemeye devam ederlerse başarıya ulaşabilirler.

  1. Sabırlı Olmayı Sizden Öğrensinler

Bir çocuğun ebeveyni veya öğretmeniyseniz, o zaman o çocuğun önündeki en önemli örnek sizsinizdir. Çocukların en belirgin öğrenme yöntemi taklit

etmektir ve onlar doğal olarak yaşamlarında kendilerine en yakın olan insanları, özellikle ebeveynlerini taklit ederler. Bu nedenle sizin sebat ve başarma yeteneğinize mutlaka bakacak ve sizi örnek alacaklardır.

Çocuklarımızın bizi her an izlediğini unutmayalım. Azim ve kararlılık gibi terimleri bilemeyebilirler, ancak çok çalışmayı, pes etmemeyi, başarısızlıktan sonra tekrar denemeyi ve tüm bu azimkar davranışları bizden öğreneceklerdir.

Hayatı nasıl ele aldığınız, bakış açınız, yaşam tarzınız ve bütün hal ve hareketleriniz çocuklarınız tarafından izleniyor. Angela Duckworth’un, “Azim Sabır, Tutku ve Kararlılığın Gücü” isimli kitabını, konuyla ilgilenen tüm ebeveynlere tavsiye ediyorum.

Sonuç olarak;

Sabit bir zihniyete sahip, gelişime kapalı çocuklar, başarısızlıktan korkacak ve kolayca pes edecektir. Gelişime açık bir çocuk ise, yetenek ve becerilerinin sıkı bir çalışmayla, tekrar tekrar denemeyle, mücadeleden vazgeçmeyerek geliştirebileceğini ve başarıya bu yolla ulaşabileceğini öğrenir. Biz ebeveynlere bu konuda düşen en önemli görev, yukarıda sıralamış olduğumuz yöntemleri uygulayarak, özgüvenli, azimli, sabırlı ve kararlı çocuklar yetiştirmektir.

Uzman Psikolojik Danışman Ercüment EŞSİZ

Etiketler; özgüven, çocuklarda özgüven, özgüvenli çocuklar yetiştirmek, başarılı çocuklar yetiştirmek, başarılı çocuk

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Yorum Yap

Yorum Yap