İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Eğitim
  3. Dijital Eşitsizlik Ve Üniversite Öğretimine Etkileri

Dijital Eşitsizlik Ve Üniversite Öğretimine Etkileri

dijital eşitsizlik nedir.
2

  1.GİRİŞ

  Bilgi ve iletişim teknolojileri, 21.yüzyılın simgesi kabul edilir ve devletlerin gelişmişliğinin bir göstergesidir. Ülkeler, toplumsal ve ekonomik yapılarını bu teknolojilere göre yapılandırmak istemektedirler. Çünkü “Bilgi Toplumu” olmanın esas şartı budur. Bu hedefin başarıya ulaşmasının en önemli yolu, bilgi ve iletişim teknolojilerinin toplumun bütün kesimlerine yaygın bir biçimde erişimini sağlamaktır. İnternet günümüzde bu altyapının temelini oluşturmaktadır.

  Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler üretim ve tüketim kalıplarını zaman içinde değiştirmeye başlamıştır. Bu durum birçok araştırmacı tarafından “Dijital Devrim” olarak adlandırılmaktadır. Ancak, her değişimde olduğu gibi, dijital devrimde de toplum içinde kazanan ve kaybeden taraflar vardır.  Bilgi çağında ülkelerin zenginlikleri, öncelikle bilgi ve eğitilmiş insan seviyesi ile ölçülmektedir. Bilgi çağıyla birlikte gelen yenilikler, bu alanda birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan en önemlisi de ülkelerin ve toplumların bir kısmının dijitalleşme sürecinin dışında kalmasıdır. Bu durum dijital eşitsizlik olarak adlandırılır ve gelişmekte olan ülkelerin en büyük sorunlarından birisidir. Bu sorun diğer bir yandan, Kuzey ve Güney arasındaki uçurumun derinleşmesine de sebep olur.

2.DİJİTAL EŞİTSİZLİK KAVRAMI

  Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü(OECD)’nin yaptığı tanıma göre dijital eşitsizlik, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki bireylerin, firmaların veya ülkelerin Bilgi İletişim Teknolojileri’ne erişiminde ve kullanımında yaşanılan eşitsizliktir. Dijital eşitsizlik, ülkeler arasında, ülke içerisinde, hatta aile içerisinde bile gerçekleşebilir.

 Dijital bölünme, genellikle ekonomik farklılıkların olduğu yerlerde görülmektedir. Bireylerin Bilgi ve İletişim Teknolojilerine erişimi daha zor olduğundan var olan eşitsizlik daha da artmaktadır. Ekonomik etkilerin yanı sıra cinsiyet, yaş ve eğitim seviyesi dijital eşitsizliği etkileyen unsurlardır.

  Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nin kullanım becerisi de eşitsizliği etkilemektedir. Teknolojiye sahip olmanın yanı sıra, o teknolojiyi kullanabilecek beceriye de erişmiş olmak gerekmektedir.

  Eğitim dijital eşitsizliği etkileyen ve eşitsizliğin önlenmesine yardım edecek en önemli etkendir. Teknolojik gelişmelerin işe yarar olması için ilk önce erişilebilirliğin sağlanması, daha sonra teknoloji eğitimi verilmesi gerekmektedir. Dijital eşitsizlikle ilgili sorunlar herkesin aynı eğitimle bilgile teknolojiyi kullanamamasından oluşmaktadır.

  3.TÜRKİYE’DE DİJİTAL EŞİTSİZLİK

  Bilgi toplumuna dönüşüm hedefinde en önemli nokta, bilgi iletişim teknolojilerinin sunduklarını toplumun bütün kesimlerine ulaştırabilmektir. Bireylerin sosyo-ekonomik özellikleri sebebiyle bu teknolojileri kullanım ve erişimleri farklı olmaktadır. Bu nedenle dijital eşitsizlik ulusal alanda da ele alınmalıdır.

  Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de bilgi teknolojileri kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Ancak kırsal kesimde erişim kentsel kesime göre oldukça geride kalmaktadır. Bu durum da Türkiye’de bölgesel eşitsizlik devam etmektedir. Yapılan istatiksel ölçümlere göre ülkenin doğusu ve batısı arasında belirgin bir fark olduğu görülmektedir. Diğer bir ifade ile doğu-batı arasındaki eşitsizlik oranı, ülkenin kentsel ve kırsal kesimleri arasındakine göre çok daha yüksektir.

  4.DİJİTAL EŞİTSİZLİK İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

  Dijital eşitsizliğin giderilmesine yönelik olarak birçok ülkede çeşitli politikalar uygulanmaktadır. Gelişmiş ülkeler daha çok bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı yaygınlaştırmak ve teknoloji eğitimi sağlamak üzerine politikalar yaparken, gelişmekte olan ülkeler daha çok bu teknolojilerin erişimini sağlamaya yönelik politikalar yürütmektedir. Gelir düzeyi düşük toplumlara sahip olan bu ülkelerde bilgi teknolojileri araçlarını yaygınlaştırmak kısa vadede mümkün görünmemektedir. Diğer yandan, sanayi devriminin bile tam olarak gerçekleşemediği gelişmemiş toplumların da ağa dahi edilmesi gerekmektedir. Çünkü bu insanlar dünya nüfusunun yarısını oluşturmaktadır. Ancak, hala gelişmekte olan ülkelerde dijital eşitsizliğin azaltılması için yapılacak uygulamalara taraftar ve kaynak bulmak da bir tartışma konusudur.

 Tablo 8’de dijital eşitsizliği azaltmak için uygulanan politikalar verilmiştir. Bu politikaların çoğu Türkiye’de de uygulanmaya başlanmıştır.  Hane halkının bilgi teknolojilerine erişimini arttırmaya yönelik politikalarda okullar ve diğer kamu kuruluşları önemli araçlar olarak görülmektedir. Ancak, nüfusun %35’ini oluşturan kırsal kesimin bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimi noktasında henüz bir ilerleme kaydedilememiştir.

Kamu hizmetleri konusunda önemli gelişmeler elde edilmiş ancak bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı beklenilen düzeye çıkarılamamıştır. Bunun nedeni olarak mali sorunların dışında hukuksal altyapının oluşturulmaması da gösterilmektedir. Hukuksal yaptırımlar, bilgi teknolojilerinin yaygınlığını artıracak bir faktör oluşturabilmektedir.

  5.DİJİTAL EŞİTSİZLİK VE ÜNİVERSİTE ÖĞRETİMİNE ETKİLERİ

  Bilgi ve iletişim teknolojileri, toplumları ekonomik ve siyasi alanda etkiledikleri gibi eğitim alanında da çok önemli etkilere sahiptir. Uzaktan eğitim, e-eğitim, e-eğitim, e-kütüphane, akıllı tahta, akıllı sınıf, multimedya araçları gibi yeni uygulamaların yaygınlaşması, bu alanda yeni bir boyut kazandırmıştır.  Bilgi ve iletişim teknolojilerinin eğitim üzerindeki etkisi en fazla yükseköğretim kurumları/üniversitelerde görülmektedir. İlk olarak teknolojik bilim dallarını araştıran yükseköğretim bölümlerinin ortaya çıkmış, daha sonra bu teknolojiler üniversitelerde kullanılmaya başlanmıştır. Üniversitelerde internet altyapısının oluşturulması ve kullanımı için çalışmalar başlatılmıştır. İnternet ortamında yer alan

veritabanlarına, kütüphanelere ve diğer kaynaklara ulaşımı sağlamak için yeni teknolojiler kullanılmaya başlanmıştır.

  Daha sonra bilgisayar donanımları, gelişkin özellikli yazıcılar, tarayıcılar, bilgisayar yazılımları gibi bilgi ve iletişim teknolojileri ürünlerini sağlamak konusunda çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar diğerlerine göre daha maliyetlidir ve son zamanlarda bir zorunluluk olarak kendini daha üst düzeyde göstermeye başlamıştır. Bu durum yükseköğretim kurumları arasında rekabetin başlamasına da sebep olmuştur.

  Zamanla üniversitelerin işleyişleri ve gelişimlerinde de önemli değişiklikler olduğu gözlenmiştir. Bunlar arasında eğitim hizmetindeki etkinlik,  yeni eğitim piyasaları yaratma olasılıkları,  program hazırlama sürelerinde kısalma, Program düzenleme, sunma ve değerlendirmede dış kaynak arama ve dağıtma potansiyeli, eğitim hizmeti veren firmaların, kişilerin, ortaklıkların artışı, yeni üniversite modelleri, sanal üniversiteler vb. bulunmaktadır.

  Yükseköğretim kurumlarında yaşanan bu gelişmeler birçok avantajın yanında dezavantajda getirmektedir. Bunlar arasında teknoloji kullanımındaki bilgi yetersizliği en büyük problemdir. Düşük düzeydeki bilgisayar okur-yazarlığı yeni eğitim materyallerine ulaşma konusunda zorlukları açığa çıkarmaktadır. Dünyanın her kesiminde aynı düzeyde eğitim verilmesi mümkün olmadığından bu durum dijital eşitsizliğe yol açmaktadır.

  Bilgi ve iletişim teknolojileri sonuçları itibariyle bazı olumsuzlukları beraberinde getirmiştir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında eğitimsel eşitsizlikler oluşmaya başlamıştır. Bu durum sadece ülkeler arasında değil, aynı toplum içindeki farklı kesimlerin eğitimde bilgi teknolojilerine ulaşma imkanları eşit değildir. Bu teknolojilere sahip olanlar bilgiye eskisine göre çok daha hızlı ulaşırken, sahip olmayanlar ile aralarındaki eşitsizlik gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum dijital eşitsizlik olarak adlandırılmaktadır.

  Eğitim içindeki bir diğer problem de teknoloji temelli eğitim sistemlerinin oluşturduğu ek maliyetlerdir. Ulusların ekonomilerinde eğitim için ayırdıkları bütçe arttırılmalıdır. Bu gereklilik gelişmiş ülkelerde mümkünken, ekonomik olarak gelişmemiş ülkelerin işini daha da zorlaştırmaktadır.

  SONUÇ VE ÖNERİLER

  Bilgi toplumuna erişmek için sözü edilen eşitsizlikleri ortadan kaldırmak gerekmektedir. Çünkü bilgi toplumuna giden yol gelir ve eğitim seviyesi düşük insanların da bilgi ve iletişim teknolojilerine ulaşabilmesinden geçmektedir.  Dijital eşitsizlik dikkate alındığında Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nin temel hedefi, çok daha fazla insana erişim imkanı sunacak projeler

geliştirmek olmalıdır. Bilgi ve İletişim Teknolojileri’nin olumlu etkileri ancak bu teknolojilerin toplumun her kesimine ulaştırılmasıyla ortaya çıkabilir.

  Bu bağlamda TUBİTAK-BİLTEN araştırmasının sonucunda da belirtildiği gibi uygulanması gereken bazı politikalar vardır:

-Geleceğin “Bilgi Toplumu”nun alım gücünü yükseltecek politikalar uygulanmalıdır.

-Toplumda daha düşük gelirlilerin Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ne daha yaygın erişim elde etmeleri için gerekli düzenleyicileri oluşturması gerekmektedir.

-Kamuya açık haberleşme merkezleri belirli bir plana göre yürütülmelidir.

-Altyapı üzerinde yapılacak uygulamaların kullanımı kolay olmalıdır.

-Toplumların var olan teknolojileri kullanma kapasitesini ve yeteneğini yükseltmek adına, bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

-Daha somut olarak altyapının güçlendirilmesi, toplumların bilinç ve eğitim seviyesinin yükseltilmesi, iletişim cihazlarının ucuzlatılması ve erişim ücretlerinin düşürülmesi olarak dört ana kategoride toplanılabilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Yorum Yap